|
RAMAZAN
BAYRAMI
Muhterem
Müslümanlar!
Bir fazilet, bereket ve mağfiret iklimini geride bırakarak, bayram sabahına
ulaşmış bulunuyoruz. Evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem azabından
kurtuluş vesilesi olan ramazan ayında yaptığımız ibadetlerin verdiği huzur
ve mutluluğun sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Bugün, sabahın şu erken
vaktinde, ramazanın aydınlığında nurlanmış kalplerimizle, her zamankinden
daha coşkulu bir şekilde, Allah'ın birliğine inanmanın, alemlere rahmet
olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.)'in gösterdiği yolda
olmanın mutluluğunu tadıyoruz. Bizi ramazanın manevî ikliminden geçirip,
bu bayram sabahına ulaştıran Yüce Allah'a hamdolsun. Bu bayram hepimize
kutlu ve mübarek olsun.
Aziz Mü'minler!
Bayramlar neşe ve sevinç günleridir. Toplumların millî birlik ve beraberlik
duygularının zirveye ulaştığı, dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı
müstesna zaman dilimleridir. Her toplumun kendisine özgü dinî ve millî
bayramları vardır. Medinelilerin de cahiliye döneminden kalma bayramları
vardı. İslam'la şereflenmelerinden sonra Peygamberimize bu günlerinden
bahsettiklerinde, Efendimiz (s.a.v.) cevaben, "Allah, sizin için
o iki sevinç gününden daha hayırlı iki gün vermiştir ki, onlar ramazan
ve kurban bayramlarıdır."[1]
buyurmuşlardır. İşte bugün, tüm dünya Müslümanları ile birlikte Allah'ın
bizlere bahşettiği iki hayırlı günden biri olan ramazan bayramını idrak
ediyoruz.
Hepimizin bildiği gibi bayramlar, toplumsal başarıları getiren müstesna
olayların sonucunda ortaya konulmuş günlerdir. Ramazan bayramı da, Müslüman
toplulukların oruçla ve yoğun ibadetlerle, hayır ve yardımlaşma faaliyetleriyle
nefsin arzularına sed çekerek Allah'ın emirlerini yerine getirmede başarıya
ulaşmalarının bayramıdır.
Değerli Mü'minler!
Bugünler sevmek, sevilmek ve sevindirmek günleridir. Her bayramda olduğu
gibi bu bayramda da başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi,
komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret etmeliyiz. Fakirleri, yetimleri,
kimsesizleri sevindirmeli ve gözetmeliyiz.
Dargın olanlarımız varsa barıştırmalıyız. Zira Müslümanların birbirlerine
dargın durmaları dinimizin hiç hoşlanmadığı bir davranıştır. Nitekim hutbemizin
başında okumuş olduğumuz ayet-i kerimede Yüce Allah "Mü'minler
ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan
korkun ki esirgenesiniz.''[2]
buyurmaktadır. Dolayısıyla dargınlarımız barışmalıdır. Ayrıca, hastaları
ziyaret etmeli ve çocukları sevindirmeliyiz. Ailemizin mutluluğu, milletimizin
huzuru, millî birlik ve beraberliğimizin devamı, devletimizin bekâsı için
dua ve niyazda bulunmalıyız.
Ramazan bayramının başta milletimize, İslam alemine ve tüm dünya insanlığına
hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyor, bayramınızı
en içten dileklerimle tekrar kutluyorum.
[1]
Sünen-i Ebu Davut, Babu Salati'l iydeyn, Hadis No: 1/34
[2] Hucurat,
10
|