MÜSLÜMAN KUR'ANI
OKUYUP ANLAMALIDIR
Aziz
Mü'minler!
Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim, bir hayat rehberi, bir ahlak kaideleri
manzumesidir. Her sahada yol gösterici olarak, dünya ve ahiretimizin
huzurlu geçmesinin anahtarını veren eşsiz bir kitaptır. Bu sebeple Kur'an-ı
Kerimi okuyup, onun muhtevasını öğrenmek, her müslüman için gereklidir.
Kur'an-ı okumak bir ibadet, hatta açıp yüzüne bakmak sevaptır. Bunun
böyle oluşu onu okumaya ve anlamaya teşvik içindir. Çünkü Kur'an içinde
bulunan emirlere ve yasaklara uymaları ve müslümanların hayatlarını,
ona göre tanzim etmeleri için gönderilmiştir. Cenab-ı Hak Bakara suresinin
ikinci ayetinde, Kur'an-ı Kerimin, sakınanlar için bir hidayet rehberi
olduğunu bildirmiştir. Hz. Peygamber de, Kur'an-ı Kerimden bir şeyler
olsun öğrenmemiş olanları harap bir binaya benzetmiştir. Şimdi hatıra
gelebilir ki, Kur'an-ı Kerim Arapça, okusak da anlamıyoruz. Hemen söyleyelim,
dilimizde tercümeleri ve tefsirleri bulunmaktadır. Bunların sağlıklı
yapılanlarını okuyarak, onun içindekileri rahatlıkla ve kolayca öğrenebiliriz.
Aziz Cemaat!
Kur'an-ı Kerimi okuyup anlamalıyız. Çünkü o her şeyden önce insanı,
kendi eliyle müslümanlar için bir mü~de olmak üzere yaptığı putlara
tapınma küçüklüğünden kurtarmıştır. Ayrıca, insanları kainatın gerçek
ve tek yaratıcısı yüce Allah'a kul olarak ibadet etme şuur ve şerefine
kavuşturmuştur. Kutsal kitabımız, her asrın kitabı olarak gönderildiğinden,
içindeki bilgilerde her sahayı kuşatacak vasıftadır. O en iptidai insandan
en kültürlü fikir adamlarına, en dindar kimseden, dini hayattan uzak
olanlara, zenginler kadar fakirlere de hitap ettiğinden, her kesimden
insanları ilgilendiren esasları içinde bulundurmaktadır.
Kur'an-ı Kerim okununca görülecektir ki, o, yalnız inanç ve ibadetlere
ait bir kitap değildir. O, dünya hayatımızın da her sahasında bize yol
göstericidir. O bütün muhataplarına hitap bir kitaptır.
Çalışkanlığı methedip tembelliği yeren, zulmü kaldırıp, merhameti teşvik
eden, büyüklere hürmeti, küçüklere şefkati vazife, yapan, düşüncesizliği
hiçe sayıp, akla gerekli mertebeyi veren, yine Kur'an-ı Kerimdir.
O, ruhlara şifa verendir, bunalan insanları sıkıntılardan kurtarandır.
Onunla fertler ve cemiyetler huzur ve güven bulmuş, onun getirdiği prensiplerle
medeniyetler kurulmuş, onunla karanlıklar aydınlığa kavuşmuştur. Onun
içindir ki Kur'an-ı Kerim okunmalı ve anlaşılmalıdır. Onu tam ve doğru
olarak anlamaya çalışmak her müslüman için önde gelen bir görev olmalıdır.
Muhterem Müslümanlar!
Okulların tatil olduğu şu mevsimde çocuklarımıza Kur'an-ı Kerim okumayı
öğretmeye gayret edelim. Bunun ihmalinin, ana ve babalar için büyük
bir vebal olduğunu da unutmayalım. Hz. Peygamberin şu: hadisi şerifleri,
inananlar için talimat olmalıdır, "Çocuklarınıza Peygamber sevgisini,
ehl-i beyt sevgisini ve Kur'an okuma sevgisi güçlü bir şekilde aşılayıp
gönüllerine ve kafalarına yerleştiriniz."[1]
Cenab-ı Hak da Kur'an-ı Kerim de bizlere şöyle hitap ediyor.
"Gerçekten bu Kur'an insanları öyle bir yola doğrultup götürür
ki, o en adil ve en doğru yoldur."[2]
"Sana bu kitabı her şeyin apaçık bir beyanı, bir hidayet, bir rahmet
ve müslümanlar için bir müjde olmak üzere peyderpey indirdik."[3]
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerde olan dertlere
bir şifa, mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."[4]
"Kur'an-ı Kerime sarılınız ve ayrılığa düşmeyiniz"[5]
Son söz kainat Peygamberinin olsun:
"Kur'an okuyunuz. Zira o, kıyamet gününde, okuyucularına şefaat
edecektir."[6]