|
İSLAMIN
GAYESİ GÜZEL AHLAKTIR
Aziz Mü`minler!
Her insan saadete ulaşmayı ister. Kişinin saadete ulaşabilmesi için bazı
şeylere sahip olması gerekir. İman, ibadet, ilim ve ahlak sahibi olmak,
saadetin temel esaslarıdır. Bunlara sahip olan kimse için saadet kapıları
açılmış demektir.
İman, ibadet ve ilim insanı olgunlaştırır ve güzel ahlak sahibi yapar.
Güzel ahlak, İslam için bir gayedir. Zira Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
bir hadislerinde: "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim."[1]
buyurmuşlardır. Müslümanı bir ağaca benzetirsek; onun kökü iman, kolları
amel, yaprakları ilim, meyvesi de güzel ahlak ve fazilettir. Kur'an-ı
Kerim ve Efendimizin sünneti, bütün canlılara ve cansızlara hayat veren
toprak, su, hava ve güneş gibidir. Bahçe sahibi fidanı diker ve yıllarca
ona hizmet eder, neticede ondan meyve bekler değil mi? Müslümandan beklenen
şey de güzel ahlaktır. Ağacın en tatlı ve en faydalı yerinin meyvesi olduğu
gibi, müslümanın en güzel yönü de ahlak sahibi olmasıdır. Çünkü Peygamberimiz
(s.a.v.) "Mü'minlerin iman yönünden en üstün olanları ahlakça
en güzel olanlarıdır."[2]
buyurmuşlardır.
Muhterem Müslümanlar!
Güzel ahlak konusunda Peygamber efendimizi kendimize örnek almalıyız.
Bir ayette Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor. "Andolsun ki, Resulullah
da sizlerden Allah'ı ve ahiret gününü ummakta olanlar ve Allah'ı çok zikredenler
için güzel bir örnek vardır."[3]
Ashab-ı Kiram, Hz.Muhammed (s.a.v.)'i kendilerine örnek alıp her konuda
onun sünnetine uydukları için, kısa zamanda kemale ermişlerdir.
Aziz Cemaat!
Biliyorsunuz ki, zamanımızda her toplumda ahlak buhranı ve huzursuzluk
mevcuttur. Milletlerin maddi ve teknik yönden ilerleyip daha çok imkanlardan
yararlanmalarına rağmen, huzura ulaşamadıkları bir gerçektir. Bu buhran
ve bunalımlardan kurtuluş yolu, İslam ahlakını öğrenip yaşamaktır. Yetişen
nesillere İslam dinini öğretmeliyiz. Dini hükümlere ve ahlaki kaidelere
uygun hareket ederek gençlere örnek olmalıyız. Toplum olarak huzur ve
saadete böylece ulaşabiliriz.
İslam ahlakının yaşandığı toplumlarda kardeş kardeşi öldürmez. Kimse kimsenin
malına ve ırzına göz dikmez. Küçükler büyüklere saygı gösterir, büyükler
küçüklere şefkat ve merhamet eder. Dünyaları böyle olanların ahiret hayatlarını
kâinatın Efendisinden dinleyelim:
"Kıyamet gününde bana en yakın ve katımda en sevgili olanınız,
ahlakı en güzel
olanınızdır. Benden en uzak ve katımda en sevimsiz olanınız ise, çok konuşan,
lüzumsuz ve uzun konuşanlarla, kibirli olanlarınızdır."[4]
Muhterem Müslümanlar!
"Ahlak iledir kemal-i adem,
Ahlak iledir nizam-ı alem"
diyen edip ne güzel demiş ve ne güzel söylemiş. Bu sözden de anlaşıldığına
göre, insanların kemale ermesi, güzel ahlak sahibi olmalarıyla mümkündür.
Olgun ve kamil olanlar, güzel ahlak ve hüsnü edep sahibi olanlardır. Dinimiz,
güzel ahlak sahibi olmak için gerekli olan her şeyi emir ve tavsiye etmiş;
kötü olan her hareketi de yasaklamıştır. Dünyanın nizamı da ahlak iledir.
Toplum içinde huzur, sükun ve güvenin olabilmesi için, fertlerin ahlak
sahibi olmaları ve birbirlerinin haklarına saygı göstermeleri lazımdır.
Toplum içinde bulunan her insan, haksızlık etmekten, başkalarına zarar
vermekten sakınmalıdır. Kişinin toplum içinde itibar görebilmesi, sayılıp
sevilebilmesi konusunda güzel ahlaklı olmasının önemi büyüktür. Güzel
ahlaklı olan müslümanlar, Allah ve resulü katında sevimli olduğu gibi,
insanlar nazarında da sevgi ve saygı görürler. Bunun için "Kişinin
edebi, altınından kıymetlidir." denilmiştir. Güzel ahlaklı olmanın
faydasını insan dünyada göreceği gibi ahirette de görecektir.
Aziz Cemaat!
Güzel ahlakı elde etmek ve güzel ahlakla hemhâl ve hemdem olmak için,
Cenab-ı Hakkın emirlerini yapıp, nehyettiği kötülüklerden sakınmalı,
Peygamber Efendimizin sünnetine uygun hareket etmeli,
Her türlü haram, zulüm ve haksızlıklardan uzak durmalı,
Gizli ve açık her yerde, Allah`ın murakabesinde olduğunu hatırlamalı,
Günah ve faydasız olan sözleri söylemeyip, az ve faydalı konuşmalı,
Vaktini boşa geçirmeyip, dünya ve ahirete yarar bir şeyle meşgul olmalı,
Hiç kimsenin aleyhinde konuşmamalı ve kimseyi rahatsız etmemeli,
Elinden geldiği kadar herkese maddi ve manevi yardımda bulunmalı,
Büyüklere hürmet, küçüklere şefkât göstermeli,
Alçak gönüllü, samimi, tatlı dilli ve güzel yüzlü olmalıdır.
[1]
Ramızul Ehadis Sh.245
[2] Ramuzul
Ehadis Sh.81
[3] Ahzab:21
[4] Sünen-i
Tirmizi C.4, Sh.370
|