ATATÜRK ANSİKLOPEDİSİ 1
GİRİŞ
![]() |
Her milletin geçmişinde dönüm noktası sayılan
belirli tarihler, dönemler vardır. Bu önemli tarihleri
belirleyen ise genellikle o ülkenin bağımsızlığının
kazanıldığı bir savaş, bir antlaşma ya da başka bir
önemli olay olabilir. Türk Milleti de tarihten gelen
bağımsız yaşama ülküsü etrafında bugüne kadar 16 devlet
kurarak bağımsızlık karakterini göstermiştir. Asil Türk
Milleti, düşman ülkeler tarafından tarihe gömülmek istendiği
bir anda kendi kanından kahramanını çıkartmış, yok olmakta
olan Osmanlı Devleti'nin üzerine, yıkılmamak üzere,
17. bağımsız Türk Devleti'nin; bugün de içinde yaşadığımız
Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atmıştır. İşte bu
önemli dönüm noktalarına damgasını vuran çok önemli
şahsiyetler vardır.
Bu kitapta asil Türk Milleti'nin yüzyıllardır süregelen
varlığında yer almış çok önemli bir şahsiyetten; Türkiye
Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ten bahsedeceğiz.
Bu kitabı hazırlamamızın en önemli nedeni ise, lise yıllarından sonra sadece milli bayramlarda alışılagelmiş şekilde saygıyla andığımız, ama unutmaya başladığımız şanlı tarihimizi ve Atatürk'ün dünyada eşine az rastlanır hayatını, üstün özelliklerini tekrar hatırlatmaktır. Şu anda okul hayatı devam eden öğrencilerimize ise başucu kaynağı olacak bu eserde, dünyanın en iyi liderleri sıralamasında her zaman üst sırada olan Mustafa Kemal Atatürk'ü en iyi şekilde anlatmaya çalıştık.
Atatürk, Türk Milleti'nin yetiştirdiği en eşsiz siyasi deha, en güçlü devlet adamı ve hiç şüphesiz en büyük kumandandır. Gerek doğuştan sahip olduğu yetenekler, gerekse hayatı boyunca kazandığı özellikler açısından, çok üstün ve seçkin niteliklere sahiptir. Onun üstün askeri dehası, ileriyi görebilme, her zaman isabetli kararlar verebilme, cesaret, çelik gibi bir irade, azim, kararlılık ve güçlü bir sorumluluk anlayışı gibi özelliklerle kendini gösterir.
Yalnız burada dikkat etmemiz gereken, Atatürk'e ait olan bu özellikleri bizim de örnek almamız ve bu konuda diğer milletlere örnek olmamızdır. Bunu sağlamanın yolu ise, Atatürk'ü, hayatı, askerliği, sosyal hayatı, ahlakıyla bir bütün olarak tanımaktan geçer. Atatürk'ü iyi anlamak; sadece onun şahsına yönelik övücü konuşmalar yapmak, sözlü olarak takdir etmekle değil, kendisinin milletinden ne istediğini anlamak, fikir yapısını ve ilkelerini hayata geçirmek demektir. Nitekim Mustafa Kemal Atatürk, kendisini anlamanın, onun yolunda ilerlemenin nasıl mümkün olacağını yol olarak bizlere şu şekilde belirtmiştir:
"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir (yeterlidir.)" (Cemal Kutay, Ne Buldu, Ne Bıraktı, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı, İzmir, s. 175)
İşte bu eserde; doğumundan okul yıllarına, subaylıktan başkomutanlığa uzanan başarılı askerlik kariyerine, samimi bir Müslüman oluşundan, hareketli sosyal yaşantısına, ilkelerinden inkılaplarına, kısacası her yönüyle Atatürk'ü okuyacak, Ona olan sevgi ve saygınızın arttığına şahit olacaksınız. Gerçekten de Mustafa Kemal Atatürk, "bitti" denilen yerden başlayarak ülkeyi karanlıklardan aydınlığa çıkaran eşsiz bir liderdir. Şimdi bizim üzerimize düşen ise, Onun bize bıraktığı bu güzel ülkeye en iyi şekilde sahip çıkmak, çok çalışarak ülkemizi Atatürk'ün deyimiyle "muasır medeniyetler" seviyesine ulaştırmaktır.
![]() |