SAMİMİ BİR DİNDAR ATATÜRK
GİRİŞ
Yarım
yüzyılı aşkın bir süredir bazı ideolojik çevreler tarafından
Türk halkına son derece çarpık bir mantık aşılanmaya
çalışıldı. Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu
Atatürk, dine karşı, materyalist düşünceyi savunan bir
kişiydi. Dahası, dindar olmakla Atatürkçü olmak adeta
zıt kavramlardı.
Ancak bu çarpık telkin günümüzde etkisini kaybetmiştir. Artık herkes bilmektedir ki bu, kendileri din karşıtı olup, bunu haksız yere Atatürk'e ma lederek, çarpık fikir ve düşüncelerini meşrulaştırmaya çalışan kişi ve çevrelerin başvurduğu klasik bir yöntemdir. Oysa, Atatürk'ün hayatı ve düşünceleri araştırılıp incelendiğinde, materyalist kesimlerin öne sürdükleri bu tür iddiaların bütünüyle gerçek dışı olduğu ortaya çıkar.
Gerek Atatürk'ü yakından tanıyan kişilerin aktardıkları bilgiler, gerekse Atatürk'ün hayatını anlatan güvenilir kaynaklar incelendiğinde, Atatürk'ün materyalist, din karşıtı olmak bir yana, aksine sarsılmaz bir Allah inancına sahip, Kuran'ı Kerim'i kendisine rehber edinmiş samimi bir Müslüman olduğu görülecektir.
Atatürk'ün sağlam bir İslam inancına sahip olduğu, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda da açıkça kendini göstermektedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önderimiz'in yaptığı uygulamaları incelediğimizde de, bunların dinimizin özüne ve Kuran'ı Kerim'de tarif edilenlere uygun olduklarını görürüz.
Pek çok kereler hayatını tehlikelere atarak sürdürdüğü
mücadelesi sonucunda milyonlarca Müslümanı düşmanın
zulüm ve esaretinden kurtarması, camilerin kiliseye
dönüştürülme girişimlerine engel olması, düşman ordularına
karşı Müslümanların tek cephesini kurması, onlara sahip
çıkması, Atatürk'ün dinine, milletine ve tarihine gönülden
bağlı bir insan olduğunun en açık göstergelerindendir.
Atatürk'ü dinden uzak ve materyalist bir kişi olarak
göstermek isteyenler şunu iyi bilmelidirler ki, Atatürk hayatı boyunca, temelini materyalizmden
alan komünizme karşı büyük bir mücadele vermiştir. Bu
konuyla ilgili olarak da, 'Şurası unutulmamalıdır ki;
Türk aleminin en büyük düşmanı komünistliktir. Her görüldüğü
yerde ezilmelidir.'1 talimatını vermiştir.
Ayrıca Atatürk, Türk Ulusu'nun güçlü milli ve dini duygularının,
kültürel ve sosyal yapısının, komünizmin ülkemizde yerleşmesine
izin vermeyeceğini bildirmiştir.
Bizlere yani Türk Ulusu'na düşen vazife ise Atamızı, onun ilkelerini, fikir ve düşüncelerini en doğru bilgilerle tanımak, halkımıza tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.